REISELAND TÜRKEI - Endlose Sandstrände..
REISELAND TÜRKEI - Endlose Sandstrände..
REISELAND TÜRKEI - Wellness-Hotels und Golfplätze in Strandnähe..
REISELAND TÜRKEI - Wellness-Hotels und Golfplätze in Strandnähe..
REISELAND TÜRKEI - Moderne Strandhotels mit Aquapark
REISELAND TÜRKEI - Moderne Strandhotels mit Aquapark
REISELAND TÜRKEI - Prächtige Weltmetropole ISTANBUL
REISELAND TÜRKEI - Prächtige Weltmetropole ISTANBUL
REISELAND TÜRKEI - Außergewöhnliche Themenhotels..
REISELAND TÜRKEI - Außergewöhnliche Themenhotels..
REISELAND TÜRKEI - Bestes Preis-Leistungsverhältnis für Familien
REISELAND TÜRKEI - Bestes Preis-Leistungsverhältnis für Familien
REISELAND TÜRKEI - Vielfältige Küche..
REISELAND TÜRKEI - Vielfältige Küche..
REISELAND TÜRKEI - Charmante Urlaubsorte..
REISELAND TÜRKEI - Charmante Urlaubsorte..
REISELAND TÜRKEI - Faszinierende Landschaften..
REISELAND TÜRKEI - Faszinierende Landschaften..
REISELAND TÜRKEI - Natur pur..
REISELAND TÜRKEI - Natur pur..
REISELAND TÜRKEI - Üppige Vegetationen..
REISELAND TÜRKEI - Üppige Vegetationen..
REISELAND TÜRKEI - UNESCO-Weltkulturerbe..
REISELAND TÜRKEI - UNESCO-Weltkulturerbe..
REISELAND TÜRKEI - Paradies für Kinder, Hotels mit Wasserrutschen..
REISELAND TÜRKEI - Paradies für Kinder, Hotels mit Wasserrutschen..
REISELAND TÜRKEI - Glückliche Kinder = Schöner Urlaub..
REISELAND TÜRKEI - Glückliche Kinder = Schöner Urlaub..
REISELAND TÜRKEI - Spaß und Unterhaltung für die ganze Familie..
REISELAND TÜRKEI - Spaß und Unterhaltung für die ganze Familie..
REISELAND TÜRKEI - Romantische Momente erleben..
REISELAND TÜRKEI - Romantische Momente erleben..
REISELAND TÜRKEI- Unzählige Ausflugsmöglichkeiten..
REISELAND TÜRKEI- Unzählige Ausflugsmöglichkeiten..
REISELAND TÜRKEI - Jahrtausende alte Geschichte..
REISELAND TÜRKEI - Jahrtausende alte Geschichte..
  Pauschalreisen finden
  Nur Hotel finden
  Kreuzfahrten finden
  Unverbindliche
Reiseanfrage an uns

Neueröffnungen 2015-2016
Neue Hotels in der Türkei

Familienhotels an flach abfallenden Sandstränden

Urlaub für Familien
2 Erwachsene und 2 Kinder
2 Erwachsene und 3 Kinder
3 Erwachsene und 2 Kinder
4 Erwachsene und 1 Kind,
Günstig und gut bewertet!

HIER BUCHEN
 
Hotels für Erwachsene
Adult only Hotels
Hotels ohne Kinder
HIER BUCHEN
 
Blaue Reise
Schon mal eine Blaue Reise
in der Türkei gemacht?
Für mehr Info klicken Sie
hier
 
WetterOnline
Das Wetter für
Antalya
Mehr auf wetteronline.de

Impressionen aus Thailand
Bangkok - Ayutthaya - Koh Samui -Koh Tao - Koh Phi Phi - Khao Sok Nationalpark -Railay/ Ao Nang Beach und Krabi
zur Bildergalerie >>

Über uns

GEZI YAZILARI
(Reiseberichte auf türkisch)

 

 

Kanarya Adaları

Tenerife ve La Gomera turu

2010 yilinda bir oteller gezisine katılmak üzere İspanya’nın Kanarya adalarından Tenerife ve komsusu La Gomera adalarına gittik. Bir hafta boyunca 40 kadar 4 ve 5 yıldızlı oteli, altyapıyı inceledik, gezilere katıldık. Bir turizmci olarak zaten en ilgimi çeken nokta Türkiye‘nin dünya turizmindeki rakipleri ve yeri oldugundan, bu tip gezileri çok ilgiyle takip ederim.  Hatta zaman zaman kendi başıma yaparım. Bir haftada gördüklerimi sizlerle de paylaşmak istiyorum.

Kanarya adalari, Fas’in güney-bati kiyilarinin karsisinda, Ispanya’ya bagli bir adalar grubu. Irili ufakli 7 adadan olusuyor. Bunlardan en büyük ve cok yönlü olanlari Tenerife ve Gran Canaria. Yine uzun kumsallari olan Fuerteventura ve volkanik siyah kumlu bir yapisi olan Lanzarote’de deniz turizmi mevcut. Lanzarote ayni zamanda entellektüellerin, sanatcilarin yerlestigi bir ada. La Gomera ve La Palma adalari ise, doga turistlerinin tercih ettigi iki ada. En kücük El Hierro adasinda pek turizm yok.
Kanarya adalarina en cok Ingiliz ve Alman turistler geliyor. Kis aylarinda hava sicakliklari 20 derece civarinda, denize girmek pek mümkün degil, ama yine de Avrupa‘nin kisi gibi olmadigindan Avrupali bircok emekli, tüm kisi bu adalarda geciriyor. Adalar Atlas okyanusunda oldugundan, cok rüzgar aliyor, deniz suyu sicakligi yaz aylarinda bile cok yüksek degil.

Kanarya adalari ana karadan uzak olduklarindan, Ispanyol devleti halkla fazla ilgilenmemis, bölge fakir kalmis. Daha sonra Ingiliz ve diger AB ülkelerinin vatandaslarinin buranin güzel iklimini kesfedip turist olarak gelmeye baslamalariyla turizm gelismis, Ingiliz ve Alman tur operatörleri elini tasin altina koyup bölgenin turizmde gelismesini saglamislar. Onlar da tur sirketlerine minnet duygusu icinde olmuslar, dolayisiyla bircok genis caddenin adi TUI caddesi, Neckermann bulvari..gibi tur operatörlerinin ismini tasiyor.
Biz Tenerife’de genelde 4 ve 5 yıldızlı otelleri gezdik. En çok gözüme çarpan şey, otellerin çocuklu ailelere hitap etmemesiydi. Öyle kaydırak, Aquapark falan aramayın, yok.  Müşterilerin yaş ortalaması oldukca yüksek. Hele adanin kuzeyinde.
Bu arada belirteyim, adanin kuzeyi ile güneyi arasinda ilkim ve dogal bitki örtüsü cok farklı. Bunun sebebi adanin ortasindaki, 3718 metre ile Ispanya‘nin en yüksek dagi sayilan volkanik Teide dagi. Adanın ortasında sipsivri yükselen bu dagin kuzeyinde genellikle bulutlar takilip kaliyor, dolayisiyla kuzey bölgeleri cok yesil, yagmur aliyor ve cok sıcak degil, plaj falan da yok ama çok ilginç ve güzel bir dogaya sahip. Buranın müşteri kitlesi 60 yas ve üzeri turistler. Hatta 80-90 yaş grubu da cok yogun bir sekilde temsil ediliyor. Kuzey‘deki  turizm sekli daha cok dinlenme, yürüyüs turlari, aksamlari kafelerde oturma biçiminde sekilleniyor. Avrupa‘nin orta ve üst gelir grubuna mensup emeklileri bu bölgeyi ve otellerini bir nevi yaslilar evi gibi degerlendiriyor.

Puerto de la Cruz kenti kuzeyin en önemli turistik destinasyonu. Hava genelde kapalı. Burası ve Teide daginin kuzey yamaclarindaki Orotova vadisinde (Valle de Orotova)  kurulu Orotava bölgesi, kuzey Tenerife‘nin iki önemli bölgesi. Orotova vadisi, Puerta de la Cruz sirtlarinda kalan, nefis bir dogaya, manzaraya ve sirin köylere sahip olan bölgenin adi. Puerto de la Cruz’da pek kumsal yok, genelde kayalik bir kiyi şeridi ve kiyida tuzlu su eglence havuzlari mevcut. Tenerifa adasinin iki önemli eğlence parkindan LORO PARK'ta burada. Loro Park, büyük bir hayvanat  bahcesi ile balina ve yunuslarin gösteri yaptigi büyük bir park karisimi birsey.
Diger ilginç park ise, cok büyük bir Aquapark olan SIAM PARK. Burasi da güney batidaki  turizmin merkezi sayilan Costa Adeje‘de.

Teide Dağı'nın zirvesine yakın yerlere  otobüsle gidiliyor, bu zirveyi herkesin görmesi lazım. Öyle bir kaya şekilleri, dogal bitki örtüsü var ki sanki başka bir gezegendesiniz. Zaten birçok bilim kurgu filmi de cekilmiş burada. Zirveden güney-batiya, Costa Adeje ve Playas de la Americas, Los Cristianos sahillerine dogru yaklaştıkça iklim degisiyor.

Tenerife‘deki otellerin çogu da bu kıyı şeridinde diziliyor. Hatta kıyıyı bırakın, arkadaki tepeler bile inşaatlarla dolmuş taşmış... Yani betonlaşma had safhada. Bati kiyisinda yüksek kayaliklarin sanki bicakla kesilmis gibi denize dik indigi Los Gigantes ve daha güneydeki La Caleta ve Playa de Fanabe‘de adini sayabilecegimiz  turistik önemi olan yerler arasinda. Adanin baskenti olan Santa Cruz de Tenerife, turistik acidan pek öneme sahip olmayan bir sehir. Adada Tenerife-Nord ve Tenerife-Süd olarak iki ayri havaalani mevcut. Turistik ucuslar genelde güneydeki havalimanina yapiliyor.

Plaj turizmi ağırlıklı olarak bati ve güney-bati kiyilarinda yapılıyor. Sahiller fena degil, genellikle koyu sari, kahverengi karisimi bir renge sahip ve ince kumlu. La Caleta ile Playa Fanabe sahili arasinda lüks oteller mevcut, bu bölge Costa Adeje diye geciyor. Yine Playa de las Americas da güzel bir sahil. Bazi sahiller dogal değil, bazilari için Afrika‘dan kum getirtilmis. Hatta ucuz fiyata satılan bazı bölgelerdeki otellerin hiç sahili yok. Oteller denize sıfır degil, önlerinden mutlaka güzel bir gezi yolu geçiyor. Tüm adada sahildeki sezlong ve semsiyeler paralı. 2 sezlong ve 1 semsiye fiyatı en ucuz günlük 9-10.-€, en cok 18.-€
Hersey dahil sistemi yok denecek kadar az. Turistler dışarı çıkıyor, güzel parklarda, trafige kapalı alışveriş sokaklarinda zaman geçiriyorlar. Afrikali birkac seyyar gözlük ve saat saticisindan baska kimse sizi dikkate almıyor, asılmiyor, birsey satmaya çalışmıyor.

Buranın müşterisi bizim müşterimizden çok farkli. Otellerde hersey bedava değil, attığınız adım parayla. Bedava sezlong ve semsiye veren otel yok, cok pahalı birkac club haric 15-20 kisilik animasyon ekibi calistiran otel yok, bırakın 7-8 kaydırağı, bir tane bile kaydırak yok. Müşteri de bunu bu sekilde kabul etmiş. Türkiye icin ödenen paraların üzerinde bir paraya buraya gelip daha az hizmet alacağını bile bile burada  tatil yapiyor. Demek ki bir  turist için hersey kaydirak, bol ve bedava yemek-icmek, bedava şezlong ve her aksam show izlemek degil. Bunlari iyi analiz etmeliyiz.

Her ülkenin turizminde kendine özgü özellikleri vardır, müşteri de bunu biliyor ve nereye gittiyse oraya mahsus özellikleri arıyor.
Yazdığım son iki üç cümleyi  okuyup``..ya biz otelleri bedava satıyoruz..´´ diye düsünmeyelim. Onlarda ve bizde cok farklı olan bir konu var: Ülke imaji ve personel maaşları...

Bir kere 8 saat çalışıyorlar. 60 yaşında garson veya oda temizlikcisi gördügünüzde şaşırmayın.  İnsanca yaşayabilecekleri gibi bir gelire sahil olduklarından, o yaşa kadar  bu işte çalışabiliyorlar. Tabii orada da cok cok iyi kazandıkları söylenemez ama en azindan bizim ülkemizdeki gibi bir sömürü yok. Ülkemizde oteller ucuza satılıyorsa, bu, personelin, özellikle de genç personelin agir sartlarda ve uzun saatler calistirilmasi sayesinde oluyor. Yine ülkemizde her yaz gittigim isletmelerde gözlemledigim ve konusup bilgi aldigim kadariyla 12 saatten daha az çalışan az, hatta orta ve küçük ölcekli yerlerde haftanın her günü 14-15 saatlik çalışmalar istisna degil (özellikle de alt kademe personel ve otobüs söförleri). Çogu artık yorgunluga ve kaderine razi olmuş, şikayet edecek durumda bile degil.

Bir diger önemli fark da ülke imajimizla ilgili. Yıllardır Türkiye’ye turist gönderirim, gercek şu ki, Türkiye’deki fiyat/hizmet kalitesi cok yüksek ve otellerimiz cok modern olmasa, Ispanya ile, Italya ile ayni olsa, bir çok turist ülkemizi tercih etmez, Italya’ya, Ispanya’ya gider. Çünkü bu ülkeler  otelin dışında da turistik altyapıyı kurmuşlar, insanlar rahatlikla dışarı çıkıyor, bisiklet kullaniyor, bir yandan meydanda restore edilmis, balkonlari cicek dolu evlere bakip, diger yanda kahvesini yudumluyor, keyifle müzigini dinliyor.
Mesela ülke imajini da isin icine katiyor, ``Itailan life style´´, turistin hosuna gidiyor. Ülkemizin bu konuda henüz cok eksigi bulunmakla beraber turizmde geldigimiz nokta da bence cok büyük bir basarıdır, yeter ki rehavete kapilmayalim, hataların, eksiklerin üzerinde duralım.

Biraz da La Gomera adası'na deginecek olursak; bu ada çok daha küçük, Tenerife’nin batisinda yer alıyor. Los Cristianos’ tan kalkan feribotlarla yaklaşık 1 saatlik bir yolculukla San Sebastian de la Gomera’ya ulaşılabiliyor. Burada sizi bozulmamış nefis bir doga bekliyor. Yolculuk öncesinde mümkünse mide bulantisi hapi icmek gerekiyor.

La Gomera‘da daha cok eko turizm yapiliyor, sadece bir iki yerde kücük plajlar var, burasi doga severlerin gözde bir adası,... Yollar cok virajli ama gıcır gıcır asfalt, hepsi de AB fonlariyla yapılmış. Adanın orta bölgeleri ormanlarla kapli Garajonay Milli Parki, burada cok cesit bitki örtüsü bulunuyor.  Diger yerler kuru, gözümün alışık olmadığı bir manzaraydi, bana cok etkileyici geldi. Aslinda kuru bir dogal bitki örtüsü mevcut ama sonra bir anda vahadaki gibi bir palmiye kümesi cikiveriyor karsiniza. Bazi yerlerde de daglarin üstü bile palmiyelerle kapliydi. Hele hele adanin bati kiyisindaki Valle Gran Rey bölgesine ulasinca, vadinin icinden gecerek cok ilginc bir sahil kasabasina geliniyor ki harika bir yerdi. Burada kücük oteller de mevcut.
Yemekler konusuna deginecek olursak, tüm Ispanya‘da oldugu gibi burada da yemekler beni cezbetmedi. Paella denen büyük tavalarda yapilan, sebzeli, etli, karidesli  pilavlari en meshur yemekleri. Gazpacho denilen soguk icilen domates corbalari da meshur ama o da beni kesmedi, soguk domates suyu gibi bisey. Ama kücük, firinda pisirdikleri patatesleri güzel, bunu cok nefis iki sosla yiyorlar, soslar kirmizi ve yesil, isimleri Mojo Picon ve Mojo Rojo.Tavsiye ederim.

Son olarak sizlerle paylasmak istedigim konu ise şu: Orada bizleri gezdiren –birbirini tanımayan- farklı rehberlerle konuşma imkanı buldum, hepsi de Türkiye’nin güney bölgelerinde görev yapmıslar, cok da sevmisler ama hepsinin de istisnasiz üzerinde durdugu konu hanutcular oldu. Özellikle de Almanca bilen, zamaninda Almanya’da yasamis, sonra oradan atilmis veya kendi istegiyle dönmüs dükkan saticilarinin, hanutcularin turizmimize cok zarar verdiginden bahsettiler. Turisti zorla içeri cekmeye çalışan, çiftlere laf atip, ``sen istersen git, karın kalsin´´ türden igrenc satasmalarin turistlerin en cok sikayet ettikleri konular oldugunu söylediler. Bu konuda daha cok cesitli örnekler de verdiler ki hepsi de benim de gözümle görüp sahit oldugum türdendi, kendilerine malesef hak verdim.
Umarim Tenerife ve La Gomera ile ilgili bilgiler hosunuza gitmistir.Bu iki ada ile ilgili resimlere alt bölümde bakabilirsiniz.

Bu yaziyi Facebook veya Twitter'de paylasmak istiyorum

 

Diger Gezi Yazilarini okumak istiyorum

    Diger gezi yazilarini okumak istiyorum

 

Ercan Toprakyaran
www.et-reisen.de / Almanya