REISELAND TÜRKEI - Endlose Sandstrände..
REISELAND TÜRKEI - Endlose Sandstrände..
REISELAND TÜRKEI - Wellness-Hotels und Golfplätze in Strandnähe..
REISELAND TÜRKEI - Wellness-Hotels und Golfplätze in Strandnähe..
REISELAND TÜRKEI - Moderne Strandhotels mit Aquapark
REISELAND TÜRKEI - Moderne Strandhotels mit Aquapark
REISELAND TÜRKEI - Prächtige Weltmetropole ISTANBUL
REISELAND TÜRKEI - Prächtige Weltmetropole ISTANBUL
REISELAND TÜRKEI - Außergewöhnliche Themenhotels..
REISELAND TÜRKEI - Außergewöhnliche Themenhotels..
REISELAND TÜRKEI - Bestes Preis-Leistungsverhältnis für Familien
REISELAND TÜRKEI - Bestes Preis-Leistungsverhältnis für Familien
REISELAND TÜRKEI - Vielfältige Küche..
REISELAND TÜRKEI - Vielfältige Küche..
REISELAND TÜRKEI - Charmante Urlaubsorte..
REISELAND TÜRKEI - Charmante Urlaubsorte..
REISELAND TÜRKEI - Faszinierende Landschaften..
REISELAND TÜRKEI - Faszinierende Landschaften..
REISELAND TÜRKEI - Natur pur..
REISELAND TÜRKEI - Natur pur..
REISELAND TÜRKEI - Üppige Vegetationen..
REISELAND TÜRKEI - Üppige Vegetationen..
REISELAND TÜRKEI - UNESCO-Weltkulturerbe..
REISELAND TÜRKEI - UNESCO-Weltkulturerbe..
REISELAND TÜRKEI - Paradies für Kinder, Hotels mit Wasserrutschen..
REISELAND TÜRKEI - Paradies für Kinder, Hotels mit Wasserrutschen..
REISELAND TÜRKEI - Glückliche Kinder = Schöner Urlaub..
REISELAND TÜRKEI - Glückliche Kinder = Schöner Urlaub..
REISELAND TÜRKEI - Spaß und Unterhaltung für die ganze Familie..
REISELAND TÜRKEI - Spaß und Unterhaltung für die ganze Familie..
REISELAND TÜRKEI - Romantische Momente erleben..
REISELAND TÜRKEI - Romantische Momente erleben..
REISELAND TÜRKEI- Unzählige Ausflugsmöglichkeiten..
REISELAND TÜRKEI- Unzählige Ausflugsmöglichkeiten..
REISELAND TÜRKEI - Jahrtausende alte Geschichte..
REISELAND TÜRKEI - Jahrtausende alte Geschichte..
  Pauschalreisen finden
  Nur Hotel finden
  Kreuzfahrten finden
  Unverbindliche
Reiseanfrage an uns

Neueröffnungen 2015-2016
Neue Hotels in der Türkei

Familienhotels an flach abfallenden Sandstränden

Urlaub für Familien
2 Erwachsene und 2 Kinder
2 Erwachsene und 3 Kinder
3 Erwachsene und 2 Kinder
4 Erwachsene und 1 Kind,
Günstig und gut bewertet!

HIER BUCHEN
 
Hotels für Erwachsene
Adult only Hotels
Hotels ohne Kinder
HIER BUCHEN
 
Blaue Reise
Schon mal eine Blaue Reise
in der Türkei gemacht?
Für mehr Info klicken Sie
hier
 
WetterOnline
Das Wetter für
Antalya
Mehr auf wetteronline.de

Impressionen aus Thailand
Bangkok - Ayutthaya - Koh Samui -Koh Tao - Koh Phi Phi - Khao Sok Nationalpark -Railay/ Ao Nang Beach und Krabi
zur Bildergalerie >>

Über uns

GEZI YAZILARI
(Reiseberichte auf türkisch)

 

 



ENDELÜS TURU - İSPANYA

Jerez de la Frontera – Cadiz – Arcos de la Frontera – Beyaz Badanali Köyler – Ronda – Marbella – Granada (Alhambra Sarayi) – Solobrena – Nerja -- Malaga.

Tarih kokan sehirler, tepelerin üzerine kurulmus beyaz badanali  köyler, zeytin ve badem agaclarinin nefis görüntüsü ve boga güresi arenalari. Iste size Islam medeniyetine ait eserlerin her yerde görüldügü ENDELÜS Bölgesi….

Güney Ispanya’nin Cebelitarik bogazina ve Afrika kitasina en yakin bu güzel bölgesinde esimle bir gezi yaptik ve gezi notlarimi sizlere de aktarmak istedim.Jerez de la Frontera havaalaninda baslayan gezimiz, Cadiz üzerinden, sirasiyla Arcos de la Frontera, Beyaz badanali köyler bölgesi (pueblos blancos), Ronda, Marbella, Granada, Solobrena, Nerja’da devam edip Malaga’da sona erdi.Cok olumlu izlenimlerle döndük, burasi gezmek icin harika bir bölge, hayat sakin, hava güzel... Bölgenin bati kiyilari Atlas Okyanusuna, dogusu da Akdeniz’e bakiyor.Turizm Sektörü calisani oldugum icin, gezmeye gittigim yerde gördügüm herseyi ``..bizde böyle, onlar ise söyle yapmislar.´´ seklinde kiyaslamayi seviyorum, izlenimlerimi aktarmak suretiyle de buralara gitme imkani bulamamis kisilere aktarmak istiyorum.

Endelüste de Jerez de la Frontera havaalanindan bir arac kiralayip ciktik yola. Ocak ayi olmasina ragmen hava mükemmel, 21°C civarinda, hatta öglende günes cikti, termometrede 27°C’ yi gördüm . Ilk duragimiz CADIZ, burasi Atlas Okyanusuna bakan bir yarimada üzerine kurulmus kücük bir sehir. Avrupa’da kurulmus en eski sehir olarak aniliyor. Güzel parklari, neredeyse her sehirde bulunan Katedrali ve onun cevresinde olusmus sehir merkezi ilginc.

Endelüs - Beyaz badanalı köyler

Normalde bir haftada gezilecek bir bölgeyi biz 3-4 günde gezecegimiz icin burada pek kalmayip Endelüs’te görülmesi mutlaka gerekli BEYAZ KÖYLER bölgesine hareket ediyoruz. Buradaki neredeyse her yerlesim yeri bir tepeye kurulmus ve evleri bembeyaz boyanmis ve cok hos duruyor.  Bunlardan Olvera, Grazalema, Zahara, Ubrique ve Arcos de la Frontera en ilgincleri. Bir de RONDA var ki orasi biraz büyükce ve ugranmadan gecilmemesi gereken bir yer.Bu bölgede,  sonu …de la Frontera ile biten bircok yerlesim yeri mevcut. La Frontera, Ispanyolca’da sınır anlamina geliyormus, o zamanlar Müslüman bölgesi ile Hiristiyan bölgesinin sinirinda kurulmus yerlesim yerlerinin sonuna da bu nedenle bu ek geliyormus.

Buranin tarihini bilmeyenler icin cok kisa anlatayim; 711 yilinda Arap komutan Tarik, Afrika kitasindan Iber yarimadasina gecip buralari isgal etmis ve böylece taa 15.YY’a kadar sürecek bir Arap dönemi baslamis bölgede. Esas adi da zaten Al Andalus. Yine buraya yakin yerdeki güney Portekiz’in turistik kiyi bölgelerinin adi olan Algarve’nin kökeni de arapca kökenli Al Garp’tan geliyor (arapca’da bati anlamina geliyor).

Araplar burada kendi medeniyetlerini yayginlastirip uzun yüzyillar boyunca hükum sürmüsler ve burada essiz eserler birakmislar. Bunlardan ikisi Cordoba sehrindeki Camii (artik kilise/camii) ve de Ispanya’nin günümüzde en cok ziyaretci agirlayan eseri, Granada sehrindeki Alhambra.
Tarihi de cok ilginc ama konumuz gezi ve seyahat oldugundan bu kadarla birakalim ve kaldigimiz yerden devam edelim;
Beyaz Köylerin bulundugu bölge tepelik, bazen daglik ve virajli ama yollar harika (AB fonlari sagolsun J).
Arcos la Frontera’da aracla tepeye kadar cikmak aslinda yasak, ama kimse takmiyor, Ispanya’da da trafik kurallari bizdeki gibi isliyor. Girilmez/durulmaz levhalari bosuna yer kapliyor. Kimse takmadigi icin biz de tepedeki kaleye kadar aracla cikip biraz manzara seyretmek istiyoruz, ama bir sorun cikiyor, nerede duracagiz? Kesinlikle duracak yer yok, sokaklar o kadar dar ki, birakin durup aractan inmeyi, gecmek icin bile iki aynayi birden kapatmak zorunda kaliyoruz. Bu bize ders oluyor ve bir daha ki beyaz köyde arabayi asagilara birakip yürüyerek tepeye cikiyoruz.

Bu arada bu köylerin ara sokaklarinin hepsi tas ile islenmis, piril piril. Bir de bizim Antalya’daki güzelim Kaleici’ni düsünüyorum, yillardir konusuluyor ama hala sorunlari cözülmüs degil. Kaleici konaklama alani mi, yoksa vur patlasin, cal oynasin, eglence alani mi, artik karar verilsin konulu bir toplantiya 1992 yilinda katilmistim, yil 2012 hala ayni konu tartisiliyor, pes dogrusu!!

Beyaz köylerin bölgesinden güneye (denize dogru) yol alirken, o gün gezecegimiz son yer olan RONDA sehrine geliyoruz. Kücük bir sehir, en önemli özelligi ortasinda derin bir ucurum olmasi ve sehrin ikiye bölünmüs olmasi, uzaktan bakinca nefis panoramik bir görüntüsü var. Yaklasik 100 mtrelik ucurumun üzerinde bir tas köprü var, cevresinde restoranlar var. Burada bir de Ispanya tarihinin en eski boga güresi arenasi var ama saat 18:00’e yaklastigi icin icini gezemiyoruz.Bütün gün gezmekten yemege vakit bulamadigimiz icin midemiz alarm calmaya baslayinca, sehrin güzel bir meydaninda bir pizzaciya oturuyoruz ve ben hayatimda yedigim en tatsiz, tuzsuz ve kuru pizzayi yiyorum. Masadaki zeytinyagi, tuz ve karabiberi neredeyse pizzanin üstüne bosaltiyorum ama nafile, lezzetli hale gelmiyor. Esimin pizzasinin üzerine biraz patlican yemegi benzeri sebze falan konmus, onun icin tadi fena degildi, artik ben de ondan otlandim.Ispanya cok güzel ve gezmeye deger bir ülke ama yemekcilikleri sifir! Ne tatlilari tatli, ne tuzlulari! Bir paellalari var, pilav tepsisinin icine her türlü eti atiyorlar onu da ben sevmiyorum..
Sonra tabii biraz yediklerimizi eritmek icin (ben neyi eriteceksem?) Ronda’nin carsisini gezmeye basliyoruz, hanimla carsiya girince cikmak da zor oluyor. Bu arada aksam saatlerinde carsi acayip doluyor, Ispanyollar öglenden sonra genelde 14:00-17:00 arasi siesta yaptigi icin sokaklarda da pek hareket görülmüyor ama aksamlari Türkiye’deki gibi insanlar carsida volta atiyor, cekirdek yiyor..evet evet cekirdek yeyip, kabugunu yere tüküren bizim gibi bir millet daha varmis, hem de Avrupa’da. Yine de bizdeki kadar yere tükürmüyorlar, bazilari elindeki posete atiyor kabuklarini.

Biraz da bölge insanini tarif edeyim, birkac günde bölgenin sosyolojik analizini cikarmak dogru olmaz ama genelde iki farkli tipten söz etmek mümküm. Birincisi cok temiz giyimli, büyük sehirlerimizin modern semtlerinde rastladigimiz insan tipi, ikincisi de punk, hippi tarzi yirtik pirtik giyimli gencler. Anne, baba, hatta büyükannesi ile gezen düzgün giyimli genc kizlardan da bolca miktarda göze carpiyordu.Hanim’in carsi zevkini zar zor bölüp, artik Marbella’daki otele gidip, 22 saat aradan sonra uyumak istiyor canimiz. Ancak daha gitmemiz gereken 60 km dag yolu var.

Marbella’ya yaklasirken, tepelerdeki lüks villalar siklasmaya basliyor, Marbella, jet sosyetenin sevdigi yerlerden biri. Suudi kralinin tüm sülalesiyle, bilmem kac ucak, ve tirlarla geldigi gözde tatil beldesi burasi. Burada üc tane yat limani mevcut, Puerto Banus en büyügü ve lüks olani. Bütün zenginler burada. Ayrica Avrupa’da gördügüm en güzel tarihi sehir merkezlerinden (old city) biri de Marbella'da. Cok sirin ve bakimli. Belki artik Fransa’daki St.Tropez‘le, Monaco ile falan kiyaslanamaz ama Marbella da jet sosyetenin ugrak yerlerinden biri.

Yanliz Ispanyollar hic ingilizce bilmiyor, hayret ettim, konusmak mi istemiyorlar, yoksa bilmiyorlar mi anlayamadim, sanki gercekten bilmiyorlar gibime geldi. Birsey sordugunuz zaman gencler bile soruyu anlamiyor. Ispanyolca bilmiyorsaniz anlasmak biraz zor.
Marbella, 7-8 km boyunca denize paralel uzayan bir yerlesim yeri, gözde bir tatil beldesi, ayrica arkasindaki tepeliklerde de lüks villalar ve tatil siteleri dikkati cekiyor, cok ünlü oldugundan, cok ta büyümüs. Sahil seridi cok düzgün, her yerde yüksek palmiyeler mevcut, peyzaj mimari yetiskin büyük agaclardan olusuyor, yanliz cirkin olan sey, sahildeki binalari. Apartman olsun, otel olsun cok yüksek, bunlar 60-70 li yillarda yapilmis binalar. Hani biz hep ``..turizmde Ispanya’nin düstügü hatalara düsmeyelim…´´ deyip duruyoruz ya, iste bu yüksek binalar onlarin en büyük hatasi. Hata yapmislar ama en azindan binalarin önlerinde gezi yollari, yesil alanlar birakmislar. Sabahlari bir sürü insan kosuyor, yürüyüs yapiyor, süper bir görüntü. Biz kiyilarimiza-genellikle-yüksek olmayan oteller yaptik ta ne oldu, hepsini denize sifir insa ettik (ya da edilmesine izin verdik) bir yol bile birakmadik önlerinde, simdi burayi isleten isletmeciler``burazi sizim özel sahilimiz, gecemezsiniz´´ gibi sacma sapan laflar edebiliyorlar. Mesela Kemer’de Beldibi ve Göynük sahilleri böyle. Bütün tesisler, plaji bile sinirlamis, gecmek icin cok dar bir yer birakmis, aslinda denmek isteniyor ki``gececeksen gec ama gecmesen daha iyi olur!!´´. Tam bir rezalet, orman kanunlari gecerli ya bizde.Sahi ben aslinda Endelüs‘ten anlatiyordum, yine kaptirdim kendimi Türkiye’deki kanunsuzluklara…

Marbella’da fazla kalmadan esas merak ettigimiz, Granada’daki Alhambra sarayina dogru yola cikiyoruz. Gidilecek mesafe 160 km. Marbella ile Malaga arasinda cok ünlü tatil sehirleri mevcut, zevk meselesi, seven var, sevmeyen var ama Torremolinos, Fuengirola gibi tatil yerleri de mevcut. Buralar betonlasmis, eski tip otelleri, uzun sahilleri olan tatil yerleri. Marbella’ya gören buralarda konaklamak cok daha ucuz.
Malaga’nin kuzeyinden ic bölgelere dogru kivrilan güzel bir otoban, belli ki o da cok eski degil. Doga yine cok güzel, öyle fazla ormanlik degil ama her yer meyve agaclari ile kapli. En olmaz diyeceginiz tepeyi bile taracalama sistemi ile biraz düzleyip agaclandirmislar, cogunluk zeyin agaci ve badem, narenciye de yaygin. Daga tasa agac dikmisler, tam benlik!!! Hatta o kadar dik yerlerde zeytin agaclari ekili ki, kara saban ve katirlarla cift süren ciftciler gördüm. Granada’ya yaklastikca Ispanya’nin en yüksek dagi olan Sierra Nevada daginin beyaz karli tepeleri görünmeye basliyor.
 

Hiz siniri cogu yerde 120 km oldugundan öyle arkadan hizla yaklasip sellektör yapanlara rastlanmiyor cünkü en hizli ben gidiyorum. Aslinda kurallara cok uyarim ama bu sefer hizli gidiyorum cünkü Alhambra’ya 14:00 te girmemiz lazim, cok ziyaretci akini oldugu icin günlük belli bir miktarin üzerinde bilet satmiyorlar (galiba 2000 kisi) ama önce de Internetten alabiliyorsunuz, ben de öyle yaptim, siz de mutlaka biletinizi önceden alin: www.alhambraticets.com .
Bilette 14:00 yaziyor ve 14:30 a kadar gelmezseniz Alhambra’nin en önemli yerine (Nasrettin Sarayi) giremiyorsunuz. Otobandan dogruca Alhambra’nin park yerine kadar ulasilabiliyor, sonrasi bir kosusturma, bir kosusturma, sanki halk kosusuna ciktik, herkes kosuyor iceri girebilmek icin.Cünkü icini birakin, disaridan bile öyle ihtisamli duruyor ki, insan görmek icin sabirsizlaniyor. Ispanya’nin en cok ziyaret edilen eseri olduguna göre vardir birsey deyip daliyoruz iceri..

Iceri girince kosusturmanin bosuna olmadigini anliyorsunuz. Arap kültürünü yansitan muhtesem duvar islemeleri, Nasrettin Sarayi, bahceler, kalesi, hamamlari ve sultanin dinlenmek icin kullandigi Generalife denen bahceler bölümü. Bir de Alcazaba var (askeri kale bölümü), en eski bölüm de burasiymis zaten. Cok sonralari 5.Karl gelip burayi cok begenmis, Alhambra’nin sinirlari icinde dev gibi bir saray yaptirmis, mimari olarak belki uymamis ama yine de turistik acidan enteresan bir durum arzediyor o sarayin Alhambra’nin bahcesinin icinde olmasi. Alhambra’da detaylica gezmeye kalksaniz bir tam gün yetmez, cok enteresan yerler var.
Uzun lafin kisasi Alhambra tek kelimeyle muhtesem. Bir de manzara faktörü var, Granada sehrine ve sehrin en ilginc yeri olan arap semti Albaicin bölgesine kusbakisi bakiyorsunuz. Aslinda en az 5 saatte gezilecek bir yer burasi biz 2,5 saatte cikmak zorunda kaliyoruz ki günes batmadan Albaicin semtine gidip bir de oradan Alhambra’yi seyredebilelim. Gercekten de cok güzel bir manzara, gideceklere tavsiyem, mutlaka günes batmadan Albaicin semtine gecip, Alhambra’ya karsidan bakmalari, kizil renge bürünen o sarayi doya doya izlemeleri, arka plandaki Sierra Nevada daginin görüntüsüyle birlikte Alhambra sarayini fotograflamalari ve gün batimindan sonra da Albaicin semtinde takilmalari.
Tarihi Arap semti Albaicin’in sokaklarinda yürüyünce odun firininda pisen ekmek kokusu sariyor etrafi. Burada yasayanlar genelde Fas kökenli..Aksam olunca kücük bir arap dönercisinde cok güzel bir dürüm yeyip, süper leziz naneli taze limonata iciyoruz, arap caylarini deniyoruz ve kendimize geliyoruz.(Gider miyim ben yine öyle pizzacilara, hem üc misli para öde, hem ac kal..)

Onun disinda Granada 270.000 nüfuslu düzgün, cok fazla özelligi olmayan, Endelüsteki ``üc büyük´´ten biri. Belki Ispanya'nin (ana kara) en yüksek dagi olan Sierra Nevada'nin da hemen yani basinda oldugunu ilave etmekte fayda var.  Endelüs’teki diger iki büyükler Sevilla ve Cordoba sehirleri.
Zaman kazanmak icin Granada’da kalmayip, gece yolculugu yapip, 70 km güneydeki deniz kenarindaki Solobrena kasabasindaki otelimize geliyoruz. Solobrena, deniz kenarindaki tepenin üzerinde kurulu, beyaz badanali köylerden biri. Artik orada da tepeye cikmiyoruz, sebep yine ayni, zaman yok. Daha Nerja ve Malaga’ya ugrayip oralari gezecegiz.
Endelüs, Ispanya’nin en fakir bölgelerinden biri olmasina ragmen turizm de cok önde. Ispanya’da bölgeler arasinda, ayni bizde oldugu gibi gelismislik farki vardir, mesela zengin ve burnu büyük Katalanlar (Barcelona ve Balear takim adalari bölgesi), Endelüslüleri kücümser, pek sevmez.
Endelüs’te AB fonlariyla yapilan yollar da harika, burada arac kullanmak bir zevk.
Solobrena’dan Malaga’ya dogru manzarayi seyrede seyrede kiyi boyunca yol alirken, Nerja diye bir kasabaya da ugradik, önceden yaptigim arastirmalarda burada Balcon de Europa diye bir yer oldugunu duymustum. Bu Balcon de Europa, sehrin icinde, deniz kenarinda ama yüksekte bir meydan, bir manzara noktasi, cok güzel bir manzarasi var, eger yolunuz düserse mutlaka ugrayin derim, biz ugradik, cok güzel resimler cektik, manzara nefis. Ayrica Cueva de Nerja diye merkeze 4-5 km uzaklikta bir de magara var, vaktiniz varsa buraya da ugrayin derim.
Nerja’dan sonra son duragimiz olan Malaga sehrine geldik. Malaga, 560.000 nüfuslu bir sehir, güzel bir kordon boyu var, trafikten arindirilmis bir carsisi ve yine güzel bir old city’si var. Ayni zamanda hemen sehrin icinde güzel plajlari da var. Burada yasayanlar cok sansli diye düsündüm, sehirde hersey var. Bir de tabii en tepede bir kalesi var ki buradan sehre kus bakisi cok güzel bir manzara mevcut, gidenler mutlaka kaleye ciksin derim, hatta önce kaleye cikin, nerde ne var görün, sonra sehri gezin. Tepeden bakinca manzarayi bozan bir tek sehrin büyük limani, ama o da ticaret icin lazim, sadece güzel seyler de malesef karin doyurmuyor..Biz öglen saatlerinde gezdik Malaga’yi, in-cin top atiyordu, bu adamlarin her seyini al ama siestalarinia dokunma, cok önemli onlar icin. Dolayisiyla siesta saatlerinde turist murist dinlemiyorlar, tüm dükkanlar kapaniyor ve siz bos sokaklarda turluyorsunuz.

Ispanya’ya defalarca gittim, bircok adasini da gördüm ve diyebilirim ki, iki konuda Türkiye ve türklerin eline su dökemezler. Birincisi hizmet kalitesi; bu konuda Ispanyollar cok profesyoneller ama ne bir adim fazla ne bir adim eksigini yapiyorlar, herkes isini yapiyor ama kalpten degil, biraz yavan kaciyor, turistsiniz diye yüzünüze gülümseyen yok. Bizde bu konuda özellikle genc nesil calisanlarin emeginin sömürülmesi sayesinde, müsteriye cok iyi hizmet veriliyor. Emek sömürülmesi derken, turizm calisanlarinin, özellikle genc calisanlarin haftanin bazen 6-7 günü 12,14, hatta 16 saat calistirilmasini kastediyorum. Malesef bu konu kimsenin üzerinde durmak istemedigi ama önemli bir konu.

Elimize su dökemeyecekleri ikinci konu da yeme-icme. Bircok ülke gezdim, yemekler konusunda Asya mutfagi ile bizden iyisini görmedim. Cesitlilik, lezzet ve fiyat  konusunda cok üstünüz, hele hele tatlilar konusunda tekiz,  mukayese bile yapilamayacak kadar öndeyiz.( tatli uzmani olarak konusuyorumJ).
Ama bizden iyi olduklari konular; daha profesyoneller, sehirleri cok düzgün, turistik kasabalarinda konaklayanlar aksamlari veya gündüzleri severek disari cikiyor, onlari kimse rahatsiz etmiyor, zorla birsey satmaya calismiyor..

Ispanya olsun, Portekiz veya Italya olsun, özellikle kahvalti kültürleri hic yok, sabahlari aci kahve, galeta ile falan idare ediyorlar..Yemek konusunda hadi Italya daha iyi ama oraya da isinamadim ben, cok para verip düzgün restoranda yerseniz yemekler güzel, onun disinda klasik turist menüleri bes para etmez, sadece kaziklama amacli, yine Fransa’da da ayni durum gecerli. Kaliteli restorana gidip bir ton para harcamazsaniz ucuza güzel yemek yok. Belki biraz taraf tutuyorum ama söylediklerimde gercek payi oldugundan emin olabilirsiniz..Garanti olsun diye ben genelde hep ayni seyleri ismarlarim: Tavuk fileto, pazates kizartmasi ve salata. Bu üclüde cok fazla sürprizle karsilasma ihtimaliniz yok, fiyati da normal.

Yukarida anlattigim turu biz 3 günde yaptik ama siz mümkünse Sevilla ve Cordoba'yi da ekleyin ve 6-7 gün hesaplayin ki cafelerde daha uzun oturun, biraz daha carsi-pazar gezin. O zaman tam bir ENDELÜS turu yapmis olursunuz, eksik kalmaz. Ayrica bir sehir geziyorsaniz mutlaka MERCADO yazan pazar yerlerine dalin, buralarda ilgic seyler kesfedersiniz.
Ispanya’nin her yerinde oldugu gibi burada da arac kullanmak cok keyifli, yanliz Arcos de la Frontera-Ubrique-Grazalema-Ronda-Marbella hatti daglik-tepelik bir bölge, dolayisiyla saatte 60 km’den fazla yol almak zor, planinizi ona göre yapin derim. Marbella-Malaga-Granada hattinda otoban var, sorun yok. Yine Solobrena-Nerja-Malaga kiyi seridinde otoban yok ama yok genis ve hiz yapilabiliyor.
Eger Gibraltar'a da ugrayalim diyorsaniz, Gibraltar, Cebelitarik bogazinda ve Ispanya topraklarinda olmasina ragmen bir Ingiliz sehri, yanliz dikkat, Ingiliz vizesi gerekiyor, Schengen vizesi gecmiyor..
Endelüs turunda cektigim resimlere asagidaki foto galeri bölümünde bakabilirsiniz.

Bu seferlik te bu kadar, daha Barselona ve Kanarya adalarindan Teneriffa, La Gomera ve Gran Canaria yazilarim da olacak ama önce derlemem lazim..

Saygilar

Ercan Toprakyaran

Gezi Yazilari sayfasina geri dön

 

Demekki bizden baska bir millet daha varmis, cekirdek yeyip, kabugunu yere tüküren. Endelüs bayragi Tepelik arazide, kara sabanla calisan ciftci